2016, KURT, Yılmaz Kurt, “Özeroğulları”, DİA, EK-2, İstanbul 2016, s. 387- 388. Beyliğin merkezi bugün Hatay’ın Dörtyol ilçesinin bir mahallesi olan Özerli’dir. Beyliğe adını veren Özer Bey’in Üçok koluna mensup Yüregir, Kosun Varsak’ı, Kara Îsâ, Kuştemür (Koştemür) beylerle birlikte Çukurova’ya geldiği rivayet edilir. Yüregir’in oğlu Ramazan Bey, Adana’da Ramazanoğulları Beyliği’ni; Özer Bey Dörtyol, Payas, İskenderun,
Osmaniye”, DİA, c.33, İstanbul 2007, s.478-480. Akdeniz bölgesinin doğu kesiminde, Amanos (Nur) dağlarının batı eteklerinde şehirle aynı adı taşıyan ovanın başladığı düzlük alanda yer alır. Bulunduğu geniş ova Ceyhan nehri, Hamis, Karaçay Kesik suyu ve Sabun çayları sebebiyle sulak ve verimli olup Çukurova’yı doğuya bağlayan yolların kavşağını oluşturur. Osmaniye çevresinin tarihi Kalkolitik çağ ve ilk
2016, KURT, Yılmaz Kurt, “Küçükalioğulları”, DİA, EK-2, İstanbul 2016, s. 100- 102. Ailenin menşei yörede yoğun biçimde yerleşmiş bulunan Ulaşlı oymağına dayanır. Bölgeyi dolaşan tarihçi Ahmed Cevdet Paşa onların Rişvan aşiretinden olduklarını yazar. Ünlü şair Dadaloğlu ise aileyi Özer İli beyleri olan Özeroğulları’na bağlar. Aileye adını veren Küçük Ali hakkında ilk bilgi 1760 yılına aittir.
Osmanlı Arşivi’nin önemli bir belge serisini oluşturan Osmanlı Kânünnâmeleri, Ömer Lutfı Barkan tarafından önce bir makale çerçevesinde[1] daha sonra ise bir kitap olarak bilim âlemine tanıtılmıştı[2]. Genel olarak Kânûnnâme-i Osmanî olarak anılan Fatih Sultan Mehmed[3], II.Bayezid[4], Yavuz Sultan Selim[5], Kanunî Sultan Süleyman Kânünnâmeleri gibi merkeze ait ana Kânünnâmelerin yanında “Sofyalı Ali Çavuş Kanunnâmesi”[6], “Kânün-ı Osmanî





